Ayvalık GastroFest, ikinci yılında yalnızca bir gastronomi festivali olmanın ötesine geçerek; panellerden sokaklara yayılan ilgiye, şef iş birliklerinden özel gala deneyimlerine uzanan çok katmanlı yapısıyla Ayvalık’ı üç gün boyunca gastronominin odağına taşıdı.
Ayvalık halkının ve şehir dışından gelen yaklaşık 60 bin ziyaretçinin yoğun ilgisiyle gerçekleşen festival, kentin sosyal hayatına da güçlü bir hareketlilik kazandırdı. Bizim de takip ettiğimiz festival, hem bilgilendirici hem de eğlenceli bir akışa sahipti.


Ayvalık Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Sözen Group içerik organizasyonuyla 15–17 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen festival; “Mezenin Kalbi Ayvalık” temasıyla kentin zeytinyağı kültürünü, deniz ürünleri mirasını ve Ege’nin zengin ot çeşitliliğini ulusal ve uluslararası gastronomi dünyasıyla buluşturdu.

Panellerden Sokaklara: Ayvalık GastroFest’e Yoğun İlgi
Festival süresince Kırlangıç Yaşam Merkezi ve kentin farklı noktalarında gerçekleşen etkinlikler, yalnızca gastronomi profesyonellerini değil, Ayvalık halkını ve ziyaretçileri de sürecin aktif bir parçası haline getirdi.
Tarihi Sabunhane’de düzenlenen paneller; gastronominin yerel kalkınmadaki rolünden sürdürülebilir üretime, coğrafi işaretli ürünlerden yeni nesil mutfak yaklaşımlarına kadar geniş bir çerçevede sektörün nabzını tuttu. Belediye başkanları, akademisyenler, şefler ve sektör temsilcileri aynı masada buluşarak Ayvalık’ın gastronomi geleceğini tartıştı.
Festival alanında kurulan üretici stantları, workshoplar ve tadım alanları ise gün boyu yoğun ilgi gördü. Yerel üreticilerle doğrudan temas kurma imkânı bulan ziyaretçiler, Ayvalık mutfağının temelini oluşturan ürünleri yerinde deneyimledi.
Şefler, Üreticiler ve Ayvalık Sofrası Aynı Hikâyede Buluştu
Festival boyunca gerçekleştirilen workshop ve etkinliklerde; Türkiye gastronomi sahnesinin önde gelen isimleri ziyaretçilerle birebir temas kurarak bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Bu yıl Ayvalık GastroFest’in en güçlü taraflarından biri, şefler ile yerel üreticiler arasındaki bağın görünür hale gelmesi oldu. Menülerin merkezinde yer alan her ürün; zeytinyağından ota, deniz ürünlerinden bakliyata kadar Ayvalık’ın üretim kültürünü doğrudan yansıttı.

İlk Akşamdan Gala Gecesine: Ayvalık’ta Sofra Kültürünün Yolculuğu
Festivalin gastronomik deneyimi, yalnızca etkinlik alanıyla sınırlı kalmadı. İlk akşam, Ayvalık’ın simge restoranlarından Ayvalık Bay Nihat’ta gerçekleşen özel davetle şefler ve davetliler kentin klasikleşmiş lezzetlerini deneyimledi.
Festivalin finalinde ise D-Resort Ayvalık’ta düzenlenen gala gecesi, Ayvalık GastroFest’in en dikkat çekici anlarından biri oldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen 12 şef, Ayvalık mutfağını kendi yorumlarıyla ele alarak çok katmanlı bir menüye imza attı.

Gala menüsünde; Antalya piyazı, közlenmiş biberli muhammara, levrek crudo, enginarlı pilav, yoğurtlu şevketi bostan, içli köfte ve çiğ köfte gibi geleneksel lezzetler modern dokunuşlarla sunulurken; ıspanak yatağında kadayıflı levrek ve karides shot gibi yaratıcı tabaklar gecenin öne çıkan yorumları arasında yer aldı.
Ayvalık’ın zeytinyağı ve meze kültürünü odağına alan bu özel menü, festivalin ana temasını güçlü bir şekilde yansıtırken; farklı mutfak disiplinlerinin aynı sofrada nasıl buluşabileceğini de ortaya koydu.
Ayvalık GastroFest: Bir Festivalden Fazlası
Ayvalık’ın gastronomik kimliğini güçlendiren Ayvalık GastroFest; bu yıl hem içerik zenginliği hem de ziyaretçi ilgisiyle önemli bir eşiği geride bıraktı.
Yerel üretimi destekleyen, şefleri ve üreticileri aynı platformda buluşturan ve kenti gastronomi turizmi açısından daha görünür kılan festival; Ayvalık’ın yalnızca bir yaz destinasyonu değil, yıl boyu yaşayan bir gastronomi merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.