Çukurova bölgesinin çağdaş sanat galerisi Kun Art Space, ‘’KENTİN IŞIĞINDA YÜRÜMEK’’ başlıklı karma sergiye ev sahipliği yapıyor.
Demet Güvendik Erçetin, Leman Kalay, Nihan Karadeniz, Şüheda Karaosmanoğlu, Selin Karataş, Selin Kısacık, Zeynep Meşe, Büşra Özlü, Başak Tükel ve Muteber Tükel’in eserlerinin sanatseverler ile buluştuğu sergi, Adana’yı yalnızca bir arka plan olarak değil, üretimin aktif bir bileşeni olarak ele alıyor.
Şehir, sanatçıların üzerinde iz bırakan bir güçtür: Bedenleri terleten, düşünceleri ağırlaştıran, sezgileri keskinleştiren bir kuvvet. Kadın olmanın deneyimi ile bu kentin fiziksel ağırlığı arasında kurulan bağ, işlerin alt katmanında sürekli titreşir. Sonuçta ortaya çıkan şey bir “kadın sergisi” olmaktan çok, bir iklimin içinden konuşan bedenler ve imgeler bütünüdür. Adana’nın sıcağı burada yakıcı değil; dönüştürücüdür.
Kentin Işığında Yürümek
Kentin Işığında Yürümek, Adana’da yaşayan on kadın sanatçının, kentin iklimi, ışığı ve bedensel deneyimiyle kurdukları estetik ve düşünsel ilişkiyi odağına alan karma bir sergidir. Resim, heykel ve seramik gibi, farklı disiplinlerinden işleri bir araya getiren sergi; Adana’yı bir üretim mekânı ve bir arka plan olarak değil; sanatsal pratiği biçimlendiren, sanatsal pratiğe yön veren, aktif bir çevresel ve kavramsal etken olarak, işler üzerinde iz bırakan aktör olarak ele alır.
Adana’nın yoğun güneş ışığı ve sıcağı, burada bir iklim olmanın ötesinde, bedenler ve yüzeyler üzerinde iz bırakan bir güç olarak izlenir. Sergide yer alan çalışmalar, bu iklimin sanatçılar üzerindeki etkisini dolaylı ya da doğrudan biçimlerde yansıtır. Malzemenin sertleşmesi, yüzeylerin aşınması, renklerin yoğunlaşması ve formların gerilim kazanması; kentin fiziksel koşullarıyla kurulan bu sürekli temasın, estetik karşılıklarıdır.
Sanatçıların üretimleri; görünürlük, maruz kalma ve beden politikaları gibi çağdaş sanatın temel meseleleriyle kesişir. Adana’nın ışığı altında kadın bedeninin ve öznesinin konumu, sergideki işlerde hem sezgisel hem de eleştirel bir düzlemde ele alınır. Işık burada, yalnızca aydınlatan değil; aynı zamanda açığa çıkaran, sınırları belirleyen ve mekânsal olduğu kadar, toplumsal deneyimi de temsil eden bir metafor olarak işlev görür.
On sanatçının işleri, biçimsel ve içeriksel olarak farklı yönlere açılırken, ortak bir coğrafi ve duyusal koşulu paylaşır. Bu ortaklık, tematik bir birlikten ziyade, aynı kentte, aynı ışık ve sıcaklık altında üretmenin getirdiği paylaşılan bir deneyime dayanır. Sergi, bu deneyimi bireysel anlatılar ve özgün görsel diller aracılığıyla çoğaltarak izleyiciye sunar. Kentin Işığında Yürümek kadın sanatçıların Adana gibi, güçlü bir iklimsel ve kültürel bağlama sahip kentte üretmenin ne anlama geldiğine dair çok katmanlı bir araştırma ve okuma önerir. Elif Sezer
‘’KENTİN IŞIĞINDA YÜRÜMEK’’ başlıklı karma sergi 10 Nisan tarihine kadar Pazar günleri hariç her gün saat 12:00-18:00 arası Adana KUN Art Space’te izlenebilir.