Survivor’da ünlüler takımında yarışan Deniz Çatalbaş, sporcu geçmişi ve oyunculuk yeteneğiyle öne çıkıyor. Yarışmaya gitmeden önce kendisiyle kariyer yolculuğunu ve Survivor’a katılma sürecini konuştuk.
Küçüklükten beri spor yapıyorsunuz. Avantajları neler oldu?
Küçük yaşta spora başlamak ve iyi bir altyapı almak vücudu çok iyi tanımanızı sağlıyor. Bana fiziksel ya da aksiyonla ilgili bir şey gösterildiğinde genelde bir kez görmem yetiyor; kas hafızası sayesinde. Sekiz yaşında Fenerbahçe altyapısında basketbola başladım. Çocukluğumdan beri topla ilgili her sporu çok severdim. Sitemizde basketbol ve futbol sahası vardı; neredeyse bütün zamanım orada geçerdi. Bir gün Fenerbahçe altyapısından seçmelere geldiler, seçildim ve her şey böyle başladı. O yıllara döndüğümde hâlâ en parlak anım, U17 Avrupa Şampiyonası’nda İtalya’da İsveç’i çeyrek finalde yendiğimiz maçtır. O an hissettiğim milli duygular benim için çok özeldi.
Oyunculuğa nasıl başladınız?
Basketbol bittikten sonra pilates eğitmenliği gibi bireysel işler denedim ama hiçbiri beni tatmin etmedi. Oyunculuğa geçtiğimde ise ilk setimde oyunculuk dinamiğinin basketbola çok benzediğini fark ettim. Set bir takım, yönetmen koç, rol arkadaşları takım arkadaşı gibiydi. Çok tanıdık geldi. Sanki kaldığım yerden devam ediyormuşum gibi hissettim.
Oyunculuğun artıları neler oldu?
En zor ama en geliştirici tarafı duyguları tanımaktı. Sporculukta hep fiziksel performansa odaklanmıştım; durmayı bilmiyordum. Oyunculukla birlikte durmayı, dinlemeyi, gerçekten ne hissettiğimi fark etmeyi öğrendim. “Maskesiz, etiketsiz Deniz kim?” sorusunun cevabını aramaya başladım. Bu süreç hem zorlayıcı hem de çok dönüştürücüydü.
Best Model of Turkey 2020’de Türkiye 2.’si oldunuz. Bu deneyim kariyerinizi nasıl etkiledi?
Aslında modellik gibi bir hedefim yoktu. Bir ajansın yönlendirmesiyle katıldım ve bunu oyunculuk için bir araç olarak kullandım. İyi menajerlerle, doğru eğitimlerle tanıştım ve ardından ilk işim olan Arka Sokaklar geldi.
Survivor yarışmasına katılmaya nasıl karar verdiniz?
Teklif gelince değerlendirmek istedim, sporcu olduğum için bir de orada kendimi göreyim dedim. Yarışmayı ilgiyle izliyordum, çok arkadaşım da izliyor. Kondisyon yönünden sorun yok ama tabii sürekli bir açlık durumu var, ona alışmak zor olacak. Marmara Üniversitesi Spor Akademisi Beden Eğitimi Öğretmenliği okudum. Oyunculukta da spora ara vermedim. Sabah yedide setim oluyordu, ben beşte kalkıp antrenman yapıp öyle gidiyordum. Uykusuz kalsam bile yapıyordum, bir süre sonra diş fırçalamak gibi oluyor. Tabii şimdi ekstra çalışıyorum, haftada beş gün antrenman yaptım ama yine de ne kadar çalışırsanız çalışın orada parametreler değişiyor. Çok büyük açlık, özlem oluyor, atışların yeri değişiyor, o yüzden orada biraz kısmet diyelim. Genelde takım oyunlarında zamana odaklanırım, Survivor için de “altı ay dayanacaksın, daha önce yapanlar varsa sen de yaparsın diyorum” kendi kendime. Bakalım göreceğiz, heyecanlıyım.
Survivor deneyiminden neler bekliyorsunuz?
Sosyal medya detoksu, ne kadar dijital bağımlı değiliz desek de kabul edelim telefon hepimizin elimde. İki gün detoks yapsak bile hemen elimize alıyoruz, sonsuz kaydırmalardan odak sorunu yaşıyoruz. Orası beynimi fabrika ayarlarına döndürecek, saatlerce ağaçla bakışacağım ve bu odağımı artıracak, gerçekten bunu istiyorum. Bence herkesin dijital detoks yapması gerekiyor.